"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"ni Neden...
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Tamer Ozer

Tamer Ozer

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"ni Neden İstemezler?

17 Kasım 2020 - 12:27

Türkiye 16 Nisan 2017'de gerçekleşen halk oylaması ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçiş yaptı. Recep Tayyip Erdoğan,  24 Haziran 2018 tarihinde yapılan  halk oylamasıyla %52.59 oy alarak cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin ilk cumhurbaşkanı olarak seçildi.

Emperyalizm, ülkeleri  Böl, Parçala, Yönet metodu ile fakirleştirdiği için yönetim şeklini de buna göre dizayn ediyor. Bir devletin  temel organları yasamayürütme ve yargı olmak üzere üç tanedir. Emperyalizm, bunları özerk hale getirip birbirine üstün kılmayarak aslında ülkelerin gelişip, büyümesinin de önünü kapatıyordu.
Yürütmenin  önündeki yasama ve yargıyı geçmesi için bir çok hendeği aşmasına bağlıydı. Acil çıkarılması gereken bir kanunun meclis ve anayasa mahkemesinden geçerek uygulanması yıllar sürüyor, koalisyonlarla hükümetlerinin kanunu uygulamaya ömrü yetmiyordu.

Emperyalizm, Türkiye'de farklılığa giderek bir de bunun üzerine Orduyu koymuştu. Hükümetler istediğini yapmadığı an ordu ile Darbe yapıyor, kısacası her yerden ülke kontrol altına alınıyordu. 1960-1980 darbesi ile söz dinlemeyen siyasetçiler hapse atıldı. Başbakan Adnan Menderes ile bakanlardan Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 1961 yılında idam edildi...
 öncesinde ülke kaosa sürüklenmişti
Ülke'de Nispi temsil seçim sistemi ile güçlü hükümet yapısının önüne geçiliyor. Meclis demoklesin kılıcı gibi hükümetin üzerinde duruyordu. 1990'lı yıllarda hükümet ortağı Deniz Baykal'ın açıklamaları ile İMKB(BİST)nin  tavan-taban olduğu günler hala hafızalarımızda duruyor.

Türkiye'nin 2003 yılından beri tek parti ile yönetilmesi beraberinde güçlü hükümeti getirdi. Ülke son 17 yılda her bakımdan büyük bir aşama kaydetti. Atatürk'ten sonra ilk büyük kalkınma hamlesi yapıldı ülkenin alt ve üst yapıları modernize edildi veya yeniden yapıldı.
Elbetteki Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin eksik yada yürümediği yerler olacaktır, Cumhurbaşkanına ve meclise büyük görevler düşmektedir.

Emperyalizmin üssü durumundaki ülkelerde başkanlık, yarı başkanlık sisteminin uygulanmadığı bir ülke yoktur. İşte TÜRKİYE'de bu sisteme geçince, emperyalizm ve içerdeki toplumsal örgütlenme erkleri bundan rahatsız oldu.
Toplumsal erkler konusuna da iyi bir örnek  sendikalar olur. İşçi haklarını korumak için kurulan sendikalar, bir zamanlar ülkede ekonomiyi kilitliyor, ülkeyi krize sokabiliyordu. Grevler ve lokavtlar ile 1980 öncesinde ülke kaosa sürüklenmişti. Benzinin karneye, sana yağının kasa altında satıldığı günlerin bir sebebi de sendikalardır.
İşçilerin maaşlarından kesilen aidatlarla  bazı sendikalar da Ağalık düzeni kurulmuştu.
Buralar tımar edilsede, hala lüks makam arabaları, şatafatlı maaşlar ile ağalığın sürdürülmeye çalışıldığıda aşikardır.

Aslında koalisyonlarla yönetilen, güçler ayrılığı ilkesi ile nemalandırılan, toplumsal örgütler ile arpalık, ağalık düzeninin    suyu kesildi. Ülke tek yerden yönetildiği için, nemalanma bitti.

Musluktan Su AKMIYOR...Aksa da dişlerinin kavuğunu doldurmuyor...

İşte sorunun cevabı bu!!!  

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar