Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Konuk Yazar: Savaş Karabulut

Konuk Yazar: Savaş Karabulut


Evsiz İnsanlar kadar Evsiz Bırakılan Hayvanlarda Var!"

07 Mart 2021 - 09:36

Sokakta yaşamak zorunda kalan insan evladına “evsiz” diyoruz ancak sokak insanı demiyoruz. Ancak sokakta “yaşamak zorunda bırakılan” hayvana ise sokak hayvanı diyorlar. İnsan hayatının günümüz koşullarında pek bir değerinin olup olmadığından bağımsız, olmayan kanunlar ve bu kanunlara göre iş yapıp yapmayacaklarına karar veren kurumlar, o kurumların yöneticileri olduğu sürece vicdan mı, yoksa kanun mu? sorusunu da sorgulamaya devam edeceğiz, elbette.

Bu yazının konusu sokakta yaşamak zorunda olup “evsiz” bırakılan “evsiz hayvanlar” ve özelinde İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Avcılar Kampüsü’nde bilerek ve isteyerek içinden çıkılamaz duruma sokulmak istenen, sokak hayvanlarının özellikle, evsiz bırakılış durumları.

Toplumsal yaşamda insanların ödev, görev ve sorumlukları vardır. O sorumlukları dahilinde hareket eder ve vicdan dediğimiz kalan ruh halleri içinde de çevresinde olup bitenlerle ilgilenerek, sessiz kalmamaya çalışırlar. Şahsen kendimi sokak hayvanlarının sesi olmaya adamış, “dilsizlerin dili” olma mücadelemi sizlerle paylaşmak istemem. İnsanlar gibi örgütlü davranınca kazanacakları bir zafer olmadığından da, “aklı olan” insanların onlar adına mücadele edip, seslerini onlar için haykırlamaları gerektiğini düşünerek, sizleri de bu mücadelenin bir parçası olmaya davet etmek istemem. Çünkü sokak hayvanlarının yaşam alanlarında, onlarla birlikte yaşayarak hayatı paylaşan bizler, beslenme, su, barınma, tedavi, giyim gibi yaşayan insanların yerleşik hayata geçmesiyle birer zorunluluk olan ihtiyaçları, “olmayan hayvan hakları kanunsuzluğu veya vicdansızlık” nedeniyle sokakta yaşamak zorunda bırakılan evsiz hayvanlar için nedense bir zorunluluk arz etmiyor. Sessizlerin sesi olmak isteyenler için hayvanlara yapılan kötü muameleden dolayı insan olmaktan utanan bizlerse, genel olarak bireysel olarak evimizde hayatımızı paylaşabildiğimiz, kazandığımız ekmeğimizi bölüştüğümüz sokak hayvanlarını, yerleşik hayatımıza ortak ediyoruz.


5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’nde “barınma” konusunu için ilk yapılan tanım “sahipsiz hayvan” açıklamasıyla geliyor. Düşünsenize, “sahipsiz insan” tanımının yapıldığını….Neyse, Sahipsiz hayvan: Barınacak yeri olmayan veya sahibinin ya da koruyucusunun ev ve arazisinin sınırları dışında bulunan ve herhangi bir sahip veya koruyucunun kontrolü ya da doğrudan denetimi altında bulunmayan evcil hayvanları” denmektedir. Burada geçen bir söz öbeğini birlikte değerlendirelim. “Barınacak yeri olmayan” demek sizce, “kamu (bakanlık veya belediyeler) tarafından kendilerine barınacak yer verilipte, o yeri kabul etmeyen hayvanlar” olabilir mi? Tabi ki hayıré Evsiz hayvanlara barınma yeri sağlama görevi kamunundur. Ancak kamu “barınacak yeri olmayan” sözünü çok rahatlıkla kanun maddesine yazabiliyor. Kamu barınma yeri sağlamak zorundadır, öncelikle bunu bilmemiz ve bu konuda talep yükseltmemiz gerekmektedir. Evsiz hayvanların evi olmasını istiyorsak; hep birlikte yerel yönetimlerin kapısına dikilip, doslarımız için barınacak yer sağlanması konusunda kamunun zorunlu bir görevi olduğunu hatırlamamız gerekmektedir.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Avcılar Kampüsü içinde yaşayan 150’e yakın köpek ve 100 civarı kedinin de barınacak alanları yok. Üniversitesi yönetimi terk edilmiş veya bırakılmış bu evsiz hayvanların ne barınma ne beslenme ne su ihtiyaçları ne de tedavileri için birşey yapmıyor. Avcılar Belediyesi için çağrıldığında acil durumlar için geliyor veya kısırlaştırılacak hayvanlar eğer vaktin müdahele edilmemişse hamile kalmayan köpek/kedileri gelip alıyor. Ancak ben veya benim gibi birkaç gibi haber verirse. Yoksa oradan da birşey yok.

Evsiz hayvanların barınma konusundaki sorunun çözülmesi için Tarım ve Ormancılık Bakanı Sn. Pakdemirli’ye hem twitter üzerinden hem de CİMER üzerinden, İBB Veteriner İşleri Müdürü Sn. Coşkun’a whatsapp üzerinden telefonla, Avcılar Belediyesi Cağrı merkezi, özel kalem müdürü, park ve bahçeler müdürülüğü ve fen işleri müdürlüğü birimleriyle görüşerel ve talep oluşturarak çözüm üretmelerini bekledim. Bakanlıktan cevap yok, İBB, ellerinde böyle bir imkan olmadığını söylüyor. Gelelim Avcılar Belediyesi’nin verdiği ve sizleri de aşırı kızdıracak cevaba: “Veteriner İşleri Müdürlüğümüz, kış aylarına girdiğimiz süreçte kedi evi ve köpek kulübesi başvurları almıştır. Bu süreç sonrası ilçemizde birkaç yüz adet kedi evi ve köpek kulübesi dağıtılmıştır. Kış aylarının bitmesi ve havaların ısınmasıyla birlikte yeni başvurular alınmamaktadır. Sağlıklı günler dileriz.”….

Şimdi bu arkadaşlar sanırım evsiz olmanın ne demek olduğunu bilmiyorlar. Sadece kış aylarında eve ihtiyaç olduğunu düşünüyor olmalılar ki; kış aylarının bitmesiyle meteoroloji mühendisi edasıyla havaların da ısınmasıyla” birlikte barınma sorunun doğal olarak çözüleceğini varsayıyorlar. Isının hayvanlar için çözüm olduğunu ancak o zaman ise sıcak, yağmur, soğuk olduğunda evsizlerin, eve ihtiyaçlarını olmadığını düşünüyor olmamalılar. Bir de böbürlenip, birkaç yüz adet kedi evi ve köpek kulübesini de, yine “içimizdeki dilsizlerin dili olanların talepleriyle karşıladıklarını” söylüyorlar. Yani kamcu gücü olarak doğrudan kendileri değil, sizlerden birinlerinin başvuruları sonrası harekete geçiyorlar. Tabi tüm bu durumlar dışında, genel olarak çıkarılmayan Hayvan Hakları kanunu nedeniyle de Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde çalışan emekçilerin; ellerinin, ayaklarının kilitli olduğunu ve ellerinden geleni yaptıklarını da şahsen ben yaşayarak görüyorum Sözüm asla veteriner işleri müdürlüğündeki emekçilere kesinlikle değil! İş yapmamak üzerine sürekli bahane bulan “O” belediyenin yönetim koltuklarında oturup, ahkam kesen ve herşeyi çözmüş insan edasıyla sokaklarda caka satanlara!

Son söz; Kampüs alanındaki evsizlere ev lazım! Sokaklarda yaşayan dostlara ev lazım. Olmayan kanunun arkasına değil, vicdanlarınıza sığının!!




Dr. Savaş KARABULUT
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum